"Bazen de salmak lazım, hata yapmak lazım. Hem de bol bol. Ard arda hatalar yapmak lazım" diyor.
Nasıl yani diyorum? Basbaya diyor.
An-la-mı-yo-rum!!!
Git diyor sal kendini, ne halin varsa onu gör diyor.
Umrunda olmasın kimse, kimseyi düşünme, kimse için üzülme diyor.
Nasıl yaparım diyorum?
Hiç bişi söylemeden gülüyor.
Bu sefer kızıyorum.
Öfkeden sesim kesiliyor.
Bir yanım onu susturmak, diğer yanım dinlemek istiyor.
Karar veremiyorum.
İçinden geldiği gibi yaşa, içinden geldiği gibi öl mesela diyor.
Zaten öyle yapıyorum diyorum öfkeli gözlerimle.
Yap-mı-yor-sun! Hesapçısın diyor.
Hesapçı değilim, vicdan hesabı yapmak hesapçılık değil diyorum.
Ben onu kastetmedim diyor alaycı bir gülüşle.
Bu gülüş beni çileden çıkarıyor...
3 Temmuz 2011 Pazar
2 Temmuz 2011 Cumartesi

Diyor ya bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne...
O olmazsa yaşayamam demeyeceksin,
Demeyeceksin işte!
Yaşarsın çünkü...
Aynen öyle... Hayatım vedalarla doldu bugünlerde. Mekanlarla, anfilerle, insanlarla, yurdumla, öğretmenlerimle ve en acıtanı da KADIKÖY ile... Bundan sonra Kadıköy'e gittiğimde bir Kadıköylü olmamak acıtıyor insanın içini. Bazı şeylerden bıktığımı düşünürdüm; mesela Kadıköy'ün o gereksiz kalabalıklığından meğer ne gerekliymiş o kalabalık, ayrılırken anladım.
Arkadaşlıklar sonra... Farkedemiyor insan ne kadar sevdiğini yanındayken... Sadece ne kadar sevdiğini değil, ne kadar sevildiğini de... Sarılmak ve hiç bırakmamak...Ayrılırken boğazına anlamlandıramadığın bir cismin gelip park etmesi. Dayanamadım .. Belki de ağlamışımdır kim bilir... Vedaları zaten oldum olası hiç sevmedim.. O yüzden ya! "Bağlanmayacaksın bir şeye, İstanbul'a bile..."
Ne diyorduk vedalar... Hayatımdaki tüm yollar ikiye ayrılmış durumda; her cümlem, her düşüncem muamma...
Her şey bu kepi takmamla başladı. O kepi taktığım için şimdi tam ortasındayım yağmurun... Hala kokusu var tenimde kampüsün... Sudan çıktım henüz tavaya düşmedim. O yüzden idrak edemiyorum nelerin değişeceğini. Ama içimden sesler her zamanki gibi konuşuyorlar yine. "Güzel şeyler olacak, Olacak güzel şeyler" diye :)
24 Haziran 2011 Cuma
Dear Blog,
ı couldnt interest with you in nowadays. So sorry because of this station. But ı am so busy and dont interest with anything. i have lost my balance. My life have changed totally. For example, unfortunetly ı am not student. it sounds so strange. What means it? ı dont know. ı know just that dont wanna to stop. ı am fearing to have monoton life.
The most interesting thing is that. i am studying so much to get this life. ı am studying so much to get job which monoton is. i feel like a dog which try to catch fast car. and ı dont know what i will do, if ı catch the car. w
What depends on the Life? What is the meaning of the Life? what makes me happy? Success, beauty, healty, money, or love.
Last 4 years of my Life have changed me exactly. ı can see that easly. For example ı dont wait something from anybody. who care with this ? ! :) My expections from the people have been smaller as before. in this way, ı dont always worry about something. less anything make me sad as before.
as before.. as before.. ı am crying less, waitng less, talking less..
more stronger as before...
The most interesting thing is that. i am studying so much to get this life. ı am studying so much to get job which monoton is. i feel like a dog which try to catch fast car. and ı dont know what i will do, if ı catch the car. w
What depends on the Life? What is the meaning of the Life? what makes me happy? Success, beauty, healty, money, or love.
Last 4 years of my Life have changed me exactly. ı can see that easly. For example ı dont wait something from anybody. who care with this ? ! :) My expections from the people have been smaller as before. in this way, ı dont always worry about something. less anything make me sad as before.
as before.. as before.. ı am crying less, waitng less, talking less..
more stronger as before...
26 Mayıs 2011 Perşembe
Hala mutlu etmesi kolay olan insanlar var dünyada. Sıkı sıkı tutunmak lazım onlara. Herkes gülebilir, ama gözleriyle gülebilen insan azdır.
Bugün yine iett lerde sürünürken ben. 12 yaşlarında down sendromlu bir kız çocuğunun dikkatle bana baktığını farkettim. Gözgöze gelince gülümsedim. Bir gülümsemenin onu bu kadar çok mutlu edeceğini düşünmemiştim. Önüne dönüp gülüyor geri arkasına bakıyor ve o da bana gülümsüyordu. Bir süre sonra el sallamaya başladı:) Aramızda konuşmaksızın öyle bir iletişim gerçekleşmiş oldu. Hoşçakal diyerekten indim otobüsten.
Bu olay günün tüm yorgunluğunu üzerimden aldığını farkettim otobüsten inerken. İnsanlar var hala mutlu etmesi çok da zor olmayan. Memnuniyetsizlikten o kadar bi haberler ki! Basit bi gülümsemenin bile kalplerini fethetmeye yeter olduğu insanlar...
Bugün yine iett lerde sürünürken ben. 12 yaşlarında down sendromlu bir kız çocuğunun dikkatle bana baktığını farkettim. Gözgöze gelince gülümsedim. Bir gülümsemenin onu bu kadar çok mutlu edeceğini düşünmemiştim. Önüne dönüp gülüyor geri arkasına bakıyor ve o da bana gülümsüyordu. Bir süre sonra el sallamaya başladı:) Aramızda konuşmaksızın öyle bir iletişim gerçekleşmiş oldu. Hoşçakal diyerekten indim otobüsten.
Bu olay günün tüm yorgunluğunu üzerimden aldığını farkettim otobüsten inerken. İnsanlar var hala mutlu etmesi çok da zor olmayan. Memnuniyetsizlikten o kadar bi haberler ki! Basit bi gülümsemenin bile kalplerini fethetmeye yeter olduğu insanlar...
19 Mayıs 2011 Perşembe
Ölmek kadar basitti gülmek de...
Kopuşlardayım yine! Hayatımın en yoğun olduğu yerlerden birindeyim. Sunumlar, sınavlar, törenler, balolar, arkadaşlar, arkadaşcıklar!, öğrenciler,depremler bir de yoranlar! var.
Annem ve babam mezuniyetim dolayısıyla İstanbul'a geldiler. Salonda otururken birden herşey sallanmaya başladı. 9. kattayız. O an GÜÇ deseydi ki "yıkıl". Yıkılacaktı herşey,hem binalar hem biz. Yüksek ihtimal de ölecektik. Herşey sallanırken birazdan öleceğimi düşündüm. Cansız bedenimi düşündüm. Annem ve babam yanımdalardı..Çok korkmadım ama düşüncelerim beni düşündürdü sonradan. Ölüm o kadar da büyük bir olay değildi aslında, an gelir ölüverirsin. Bir zamanlar nasıl doğuvermiştin?
Anlatıyorum belki size trajik geliyordur olay ama aslında değil! Mesaj basit... Hayat bir oyundan ibaret; gelir bir güç, bir otorite oyunu dağıtır engel olamazsınız. Herkes dağılır evine.
Önemli görünen herşey, bir hiçe dönüşür birden. Depremden 2 dak sonra artçı tehlikesi sürerken bile gülebilmek... Gidip benim fındık faremi uyandırdım. Hadi gidiyoruz dedim. Beni dinlemiyordu. Dönüp yatağına geri yatmaya çalışıyordu. En sonunda söyledim ,deprem oldu inmemiz gerekiyor, diye. Bu sefer de "Tamam o zaman dur pijamalarımı değiştireyim. Beni pijamalrımla görmesin herkes" demesin mi küçüğüm :)) Güldüm... Ölmek kadar basitti gülmek de...
Minicik yürek depremden korkmuyordu hiç tek derdi pijamalarıyla görünmek istemiyordu kimseye :)
Ölmek korkutmuyordu demek ki en değerli varlıkların yanındaysa eğer... Sevgili deprem sen yine de çok sık uğrama, bu aralar hayli yoğunum zaten..
Annem ve babam mezuniyetim dolayısıyla İstanbul'a geldiler. Salonda otururken birden herşey sallanmaya başladı. 9. kattayız. O an GÜÇ deseydi ki "yıkıl". Yıkılacaktı herşey,hem binalar hem biz. Yüksek ihtimal de ölecektik. Herşey sallanırken birazdan öleceğimi düşündüm. Cansız bedenimi düşündüm. Annem ve babam yanımdalardı..Çok korkmadım ama düşüncelerim beni düşündürdü sonradan. Ölüm o kadar da büyük bir olay değildi aslında, an gelir ölüverirsin. Bir zamanlar nasıl doğuvermiştin?
Anlatıyorum belki size trajik geliyordur olay ama aslında değil! Mesaj basit... Hayat bir oyundan ibaret; gelir bir güç, bir otorite oyunu dağıtır engel olamazsınız. Herkes dağılır evine.
Önemli görünen herşey, bir hiçe dönüşür birden. Depremden 2 dak sonra artçı tehlikesi sürerken bile gülebilmek... Gidip benim fındık faremi uyandırdım. Hadi gidiyoruz dedim. Beni dinlemiyordu. Dönüp yatağına geri yatmaya çalışıyordu. En sonunda söyledim ,deprem oldu inmemiz gerekiyor, diye. Bu sefer de "Tamam o zaman dur pijamalarımı değiştireyim. Beni pijamalrımla görmesin herkes" demesin mi küçüğüm :)) Güldüm... Ölmek kadar basitti gülmek de...
Minicik yürek depremden korkmuyordu hiç tek derdi pijamalarıyla görünmek istemiyordu kimseye :)
Ölmek korkutmuyordu demek ki en değerli varlıkların yanındaysa eğer... Sevgili deprem sen yine de çok sık uğrama, bu aralar hayli yoğunum zaten..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)