8 Temmuz 2011 Cuma
Dua
Allah'ım, yarın arkadaşlarım ve benim için en hayırlısını ver! "Kazanırsam kazandım, kazanamazsam istanbul'da kaldım",diye mutlu olcağım. Ama hem kazanıp hem de istanbul'da kalırsam en mutlu olacağım.. Yani bana açtığın tüm yollarda mutlu olacağım, çünkü o yolu bana sen açtın. Şimdi uykuya dalacam ve her şeyi sana bırakıyorum... Bana yazdığın kadere inanıyorum ve onu kabulleniyorum...Bana ve arkadaşlarıma en güzel kaderi yaz Allah'ım. Film başlıyor ve ben heyecanlıyım :)
6 Temmuz 2011 Çarşamba
Evet Kpss'ye 3 kala yeni kabine açıklandı. Nimet Hanım, artık milli eğitim bakanımız değil. Nerelere gidelim biz? Allah'ım sana gelelim mi? :)
Gelelim yeni gelen bakana.. Aslında çok gelmesem iyi olur sonuçta kpss'ye 3 kalmış. Olası bir suikasta kurban gitme ihtimalim olabilir. Ama olsun bu ülkede din,vicdan ve düşünce özgürlüğü hakkı vardı. 4 sert çekirdek haklarımızdan bir tanesi olan.
Cidden bazı şeyleri anlamlandıramıyorum. Nimet Çubukçu, kendisi Hukuk fakültesi mezunu idi. Ve TC'nin 60. hükümetinin eğitimden sorumlu devlet bakanıydı.
Şimdi bakalım 61. hükümete, Ömer DİNÇER- Yeni Milli Eğitim Bakanımız-. Öncelikle "Hoşgeldiniz Öğretmenim!" demek isterdim; ancak diyemiyorum. Sadece "Hoşgeldiniz" demekle yetineceğim. Çünkü kendisi Erzurum Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu. Nihayetinde Nimet Hanım gibi o da eğitimci değil. Daha da öncelere gidelim Hüseyin Çelik, kültür bakanlığından eğitim bakanlığına getirilmişti. O da eğitimci değildi. Neye göre alıyorlar anlayamadım. Ama anlamayı çok istiyorum:)
Bir şey söylemiyorum. Sonuçta benim değiştirebileceğim bir durum olmadığından, yanlış-doğru bunun muhasebesini yapmayacağım. Sadece dikkatimi çekti bu durum. Dikkatimi çeken bir şey daha .. İkisi de Konyalı! Ne iş ? :)
Gelelim yeni gelen bakana.. Aslında çok gelmesem iyi olur sonuçta kpss'ye 3 kalmış. Olası bir suikasta kurban gitme ihtimalim olabilir. Ama olsun bu ülkede din,vicdan ve düşünce özgürlüğü hakkı vardı. 4 sert çekirdek haklarımızdan bir tanesi olan.
Cidden bazı şeyleri anlamlandıramıyorum. Nimet Çubukçu, kendisi Hukuk fakültesi mezunu idi. Ve TC'nin 60. hükümetinin eğitimden sorumlu devlet bakanıydı.
Şimdi bakalım 61. hükümete, Ömer DİNÇER- Yeni Milli Eğitim Bakanımız-. Öncelikle "Hoşgeldiniz Öğretmenim!" demek isterdim; ancak diyemiyorum. Sadece "Hoşgeldiniz" demekle yetineceğim. Çünkü kendisi Erzurum Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu. Nihayetinde Nimet Hanım gibi o da eğitimci değil. Daha da öncelere gidelim Hüseyin Çelik, kültür bakanlığından eğitim bakanlığına getirilmişti. O da eğitimci değildi. Neye göre alıyorlar anlayamadım. Ama anlamayı çok istiyorum:)
Bir şey söylemiyorum. Sonuçta benim değiştirebileceğim bir durum olmadığından, yanlış-doğru bunun muhasebesini yapmayacağım. Sadece dikkatimi çekti bu durum. Dikkatimi çeken bir şey daha .. İkisi de Konyalı! Ne iş ? :)
3 Temmuz 2011 Pazar
"Bazen de salmak lazım, hata yapmak lazım. Hem de bol bol. Ard arda hatalar yapmak lazım" diyor.
Nasıl yani diyorum? Basbaya diyor.
An-la-mı-yo-rum!!!
Git diyor sal kendini, ne halin varsa onu gör diyor.
Umrunda olmasın kimse, kimseyi düşünme, kimse için üzülme diyor.
Nasıl yaparım diyorum?
Hiç bişi söylemeden gülüyor.
Bu sefer kızıyorum.
Öfkeden sesim kesiliyor.
Bir yanım onu susturmak, diğer yanım dinlemek istiyor.
Karar veremiyorum.
İçinden geldiği gibi yaşa, içinden geldiği gibi öl mesela diyor.
Zaten öyle yapıyorum diyorum öfkeli gözlerimle.
Yap-mı-yor-sun! Hesapçısın diyor.
Hesapçı değilim, vicdan hesabı yapmak hesapçılık değil diyorum.
Ben onu kastetmedim diyor alaycı bir gülüşle.
Bu gülüş beni çileden çıkarıyor...
Nasıl yani diyorum? Basbaya diyor.
An-la-mı-yo-rum!!!
Git diyor sal kendini, ne halin varsa onu gör diyor.
Umrunda olmasın kimse, kimseyi düşünme, kimse için üzülme diyor.
Nasıl yaparım diyorum?
Hiç bişi söylemeden gülüyor.
Bu sefer kızıyorum.
Öfkeden sesim kesiliyor.
Bir yanım onu susturmak, diğer yanım dinlemek istiyor.
Karar veremiyorum.
İçinden geldiği gibi yaşa, içinden geldiği gibi öl mesela diyor.
Zaten öyle yapıyorum diyorum öfkeli gözlerimle.
Yap-mı-yor-sun! Hesapçısın diyor.
Hesapçı değilim, vicdan hesabı yapmak hesapçılık değil diyorum.
Ben onu kastetmedim diyor alaycı bir gülüşle.
Bu gülüş beni çileden çıkarıyor...
2 Temmuz 2011 Cumartesi

Diyor ya bağlanmayacaksın bir şeye öyle körü körüne...
O olmazsa yaşayamam demeyeceksin,
Demeyeceksin işte!
Yaşarsın çünkü...
Aynen öyle... Hayatım vedalarla doldu bugünlerde. Mekanlarla, anfilerle, insanlarla, yurdumla, öğretmenlerimle ve en acıtanı da KADIKÖY ile... Bundan sonra Kadıköy'e gittiğimde bir Kadıköylü olmamak acıtıyor insanın içini. Bazı şeylerden bıktığımı düşünürdüm; mesela Kadıköy'ün o gereksiz kalabalıklığından meğer ne gerekliymiş o kalabalık, ayrılırken anladım.
Arkadaşlıklar sonra... Farkedemiyor insan ne kadar sevdiğini yanındayken... Sadece ne kadar sevdiğini değil, ne kadar sevildiğini de... Sarılmak ve hiç bırakmamak...Ayrılırken boğazına anlamlandıramadığın bir cismin gelip park etmesi. Dayanamadım .. Belki de ağlamışımdır kim bilir... Vedaları zaten oldum olası hiç sevmedim.. O yüzden ya! "Bağlanmayacaksın bir şeye, İstanbul'a bile..."
Ne diyorduk vedalar... Hayatımdaki tüm yollar ikiye ayrılmış durumda; her cümlem, her düşüncem muamma...
Her şey bu kepi takmamla başladı. O kepi taktığım için şimdi tam ortasındayım yağmurun... Hala kokusu var tenimde kampüsün... Sudan çıktım henüz tavaya düşmedim. O yüzden idrak edemiyorum nelerin değişeceğini. Ama içimden sesler her zamanki gibi konuşuyorlar yine. "Güzel şeyler olacak, Olacak güzel şeyler" diye :)
24 Haziran 2011 Cuma
Dear Blog,
ı couldnt interest with you in nowadays. So sorry because of this station. But ı am so busy and dont interest with anything. i have lost my balance. My life have changed totally. For example, unfortunetly ı am not student. it sounds so strange. What means it? ı dont know. ı know just that dont wanna to stop. ı am fearing to have monoton life.
The most interesting thing is that. i am studying so much to get this life. ı am studying so much to get job which monoton is. i feel like a dog which try to catch fast car. and ı dont know what i will do, if ı catch the car. w
What depends on the Life? What is the meaning of the Life? what makes me happy? Success, beauty, healty, money, or love.
Last 4 years of my Life have changed me exactly. ı can see that easly. For example ı dont wait something from anybody. who care with this ? ! :) My expections from the people have been smaller as before. in this way, ı dont always worry about something. less anything make me sad as before.
as before.. as before.. ı am crying less, waitng less, talking less..
more stronger as before...
The most interesting thing is that. i am studying so much to get this life. ı am studying so much to get job which monoton is. i feel like a dog which try to catch fast car. and ı dont know what i will do, if ı catch the car. w
What depends on the Life? What is the meaning of the Life? what makes me happy? Success, beauty, healty, money, or love.
Last 4 years of my Life have changed me exactly. ı can see that easly. For example ı dont wait something from anybody. who care with this ? ! :) My expections from the people have been smaller as before. in this way, ı dont always worry about something. less anything make me sad as before.
as before.. as before.. ı am crying less, waitng less, talking less..
more stronger as before...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)