22 Mayıs 2014 Perşembe

Bir masal anlat bana baba... İçinde kocaman yürekleri olan insanlar olsun..
Beni inandır yeniden insanların saf ve temiz olduğuna
Güvenmeyi yeniden anlat,
Sevmeyi de...

Sevmek demişken baba..
Ne büyük kumarmış sevmek..
Uçurumların ucundaki heyecanmış
Farkında olmamakmış düşeceğinin.

Oysa sevmeyi senden öğrenmedim mi?
Karıncayı incitmemek gerektiğini,
Birlikte sarmadık mı ıcivcivimizin tırnak yarasını..
Ve yine bana sen anlatmadın mı insanları sevmeyi
Küçük görmemeyi, değer vermeyi..
Ama bahsetmedin sevmenin kumar olduğundan...

Sevmek o kadar da iyi bir şey değil baba
Sevdiğim şeyler canımı yakıyor zamanla...

İşte böyle zamanlarda aklıma sen gelirsin
Seni nasıl sevdiğim...
Ve tüm kırılganlıklara inat sana nasıl sarıldığım..
Ve beni salıncaklarda sallayışların
Bıkmadan baba..
Hiç bıkmadan ..
Şimdi anlıyorum ne kadar kıymetli olduğunu...
Kolları yorulanları gördükçe..
Sadece seni sevmek istiyorum..
Sadece sen acıtmıyorsun beni...

Başımızdan eksik etmesin yaradan seni...

1 Mayıs 2014 Perşembe

İstediğimiz bir parça güven, ardından huzur ve mutluluktu.. Çok görüyor hayat dedikleri! Gögsüne başımı koyunca her şeyi unutmaktı istediğim.. Her seferinde hayal kırıklıklarının beşiğinde sallanmaktan başım döndü. Tek bildiğim kimseyi aldatmadım. Doğruları söylerken yalnız buldum yerimde kendimi ve yorulmuştu çıplak ayaklarım susuz topraklarda.. İnanmaktı tek isteğim..Bilmekti herkes gitse bile onun asla bırakmayacağını.. Ama bilemedim, güvenemedim ben hiç birine..

Güvenmek sevmekten önce geldiğini anladım bugün. Güvenmediğin şeyi sevmek intiharmış.. Öyle yanar ki için gözlerin yıkanmaktan bıkar.. Ve  susar artık cümlelerin konuşmaktan vazgeçer..  Cümleler artık susmuşsa, sadece kendinin duyabileceğin bir fısıltıdan ibaretse söylediklerin bil ki artık gelmişsindir sona.. Bil ki artık yorgunluğun dibine vurmuşsundur ve vazgeçmeye niyet etmişsindir..

Hep derim.. Bitmesi gereken şeyler önceden işaret verir.. Önemli olan bunu görebilmektir. Ama hep yine de belki kelimeleriyle zorlarız olmayacak duayı...Yaşadıkça daha iyi öğreniriz bıçak gibi kesmeyi.. Ve soğukkanlı durmayı..Gitmeyi öğreniriz gittikçe...

Hayatta nerde ne kadar kalacağını bilmek, bir çok şeyin önüne geçer... Gitmek çoğu zaman kazanmaktır.. Gitmek çoğu zaman kırmızı ışıkta durup kazaya sebep olmamaktır...

Gitmek kadar bağlanmamayı, bağımlı olmamayı da bilmek lazım.. İnceldiği yerden kopup, yeniden toparlanmayı bilmek lazım... Kendine yetmek lazım fazlasıyla yetmek..

Ama yine de biri gelsin artık diyorum. Dokunmaya kıyamayacak kadar sevecek, incitmeyecek, üzmeyecek biri gelsin ve hiç gitmesin istiyorum.. Gözleriyle sevecek birinden bahsediyorum. Biraz melankolik biraz  huysuz ama vicdanlı biri.. Hesapsız sevecek biri gelsin... O yeter ki gelsin severim ben onu .. Gelsin uzansın yanı başıma nefes bile almam bozulmasın diye.. Önce bir dinleniriz yorgunluklarımızdan arınıp, sohbet etmeye başlarız,derken gün ağarır ve biraz uykuya dalarız. Uyandığımızda dinlenmişizdir ve unutmuşuzdur maziyi, sonra yeni bir hikaye yazarız kim bilir...