2 Eylül 2013 Pazartesi

Bir insan kendini ne zaman tam olarak tanıyabilir?
Düşününce cevabı hemen verilecek bir soru değil...
Şöyle olsa napardın diye sorulduğunda kaçımız gerçekten asıl tepkimizi kestirebiliriz...
Bence hiç birimiz bunu hayatımızın sonuna kadar kusursuz şekilde yapamayız..
Çünkü değişiyoruz.

İnsan değişir,
Kırıldıkça, tiksindikçe...
Hırpalandıkça değişir.
Kimimiz hırçınlaşırız canımız yandıkça
Kimimizse susmayı tercih ederiz.
Susuşlar sessiz konuşmaların davetçisi...
Sustukça pişersin ve başka bir göz açılır yüreğinde...
O göz herkesin bu kadar samimiyetsiz olduğu dünyada
Nasıl bu kadar içten kaldığını gösterir
Ve seversin kendini...
Kimseyi aldatmadığını,
Her kelimeyi dibine kadar hissettiğini,
Sevgi yolunda her yolu yürüdüğün için seversin..

Sonra dua edersin..
Ki kimseye güvenin kalmadığı bir dünyada
Hala sevebilen bir kalbin var diye..
Hala inanabildiğine sevginin gücüne,
Şükredersin...

Hala sevebilirim ben her şeyi
Denizi, toprağı, gökyüzünü, hayvanları,
Ve tabi insanları da
Yeter ki dokunmak bilinsin yüreğime,
En derin, en kuytu kimsenin giremediği yerlere...




Hiç yorum yok: