5 Eylül 2013 Perşembe

Harabe

Bazen daha güzel şeylere yol açmak için bazı şeylerin yıkılması gerekir.
Bu değişiklik kimi zaman panik yaratır.

Alışmışızdır o eski yıkık dökük harabeye
Bize göre mutluyuzdur orda.
Halbuki her yağmur yağdığında, çatısı akar.
Duvarlarındaki derin çatlaklardan soğuk gelir,
Çetin kış günlerinde.
Ve yazları kavurur güneş, her tepeye geldiğinde.

Ama yine de inat bu ya sarılırız harabeye..
Üşütse de, yaksa da, sokakta yatırsa da kimi zaman
Terketmek zor gelir, taşınmak ürkütür...
Arada bir tavanın açık tarafından gökkuşağı kendini gösterir çünkü.
Sırf bu yüzden orda kendimizi mutlu sayarız..
Bilmeyiz gökkuşağının aslında kendini daha çok gösterdiğini dışarda.

Sonra bir deprem olur,
Harabe yıkılıverir.
İstesen de yaşayamazsındır artık orada.
Önce sızlanırsın evim diye.
Gökkuşağını sadece ordan izleyeceğini sanıyorsundur çünkü.
Derken zaman geçer,
Ve hayatın sonu olmadığını görürsün.
Artık üşümüyorsundur kış gecelerinde,
Ve kavurmuyordur güneş tenini..
Çünkü yeni evin seni koruyordur.
Hem de harabenin hiç koruyup kollamadığı kadar...

Hiç yorum yok: