10 Mayıs 2012 Perşembe

Yatış!

Bugün evde yatışımın 2. günü. Sıkıldım mı? Hiç sıkılmadım, özlemişim kendimle başbaşa kalmayı. İnsan giderek kendini tanırmış ya, ben de şunu öğrendim kendimden yana. İnsanlarla vakit geçirmeyi, farklı yerlerde bulunmayı seviyorum ama bunun bir sınırı var bende. Bu sınırdan sonra kendimle başbaşa kalmazsam dengem kayboluyor. Kendimle başbaşa kalınca yapmaktan hoşlandığım 3 şey var. Okumak, yazmak ve yemek yapmak. Bugün Elif Şafak'ın İSKENDER adlı romanını bitirdim. Kitaba başlarken, konusu hakkında en ufak bir bilgim yoktu. Kitap okutturuyor kendini ama beklentimi çok yüksek tuttuğumdan olsa gerek bir AŞK ya da SİYAH SÜT kadar çarpmadı beni kitap. Ama kalemi ve anlatımı beni çok etkiledi. Tıpkı profosyonel filmlerde olduğu gibi sonu başta veriyor, e ne heyecanı kaldı diyorsun. Sonra başta verdiği sondan farklı bir sonla karşılaşıyorsun.
Okunulası bir kitap ama dediğim gibi beklentiyi çok yüksek tutarsanız hayal kırıklığı yaşarsınız. Şimdi Amin Maalouf'un Doğu'nun Limanları adlı bir kitaba başladım. Başlangıç umut vadediyor. Sonrasından haberdar ederim yine:)

Bugün içimde bir mutluluk var. Sebebini biliyorum sanırım. Emniyet müdürlüğünde pasaport büro amirliğine uğrayıp, gerekli belgeleri öğrendim ve yarın 10 yıllık pasaport başvurusunda bulunacağım. Bu bir başlangıç olduğu için mutluyum sanırım.

Mutlu olunca yemek yapmayı çok seviyorum. Şimdi ocakta yemek, elimde blogum yazıyorum işte :) Bu arada eğer dövme ile sebzeli pilav yapıyorsanız. 1 e 5 oranında su kullanın sonradan ekstradan su koymak zorunda kalıyorsunuz yoksa. Ben bu hatayı yaptım, siz yapmayın :)

Hiç yorum yok: