18 Nisan 2012 Çarşamba

İçim Bayıldı!

Öğretmenliğin cilvelerinden birine bugün rastlamış bulunmaktayım. Geçenlerde müdür bey, beni odasına çağırdı. Müdürümüz Doğubeyazıtlı bir sınıf öğretmeni. Öğretmenler odasında adı pek iyi anılmamasına bir türlü anlam veremezdim. Mülayim, yeniliklere açık, ılımlı bir insancağız gibi gelirdi bana. Neyse bana bir çay söyledi. İçimden bin türlü senaryo geçiyor. Neden orda olduğumu düşünürken, memurluğun özlük haklarından başlayan bir giriş yaptı. "Haklarımızın korunması sendikalar tarafından gerçekleştirilir, biz de sizi sendikamızda görmekten mutluluk duyarız." diyordu. "Eğitim-birsen sendikalar içinde en çok sözü geçen sendikadır. Ve bir eğitim-birsen üyesinin sırtı Doğubeyazıt'ta yere gelmezdi. İşlerimi kolayca halletirebilirdim. Müdür Beyin anlatmasına göre Eğitim-Birsenli olmamak mümkün değildi. Çok makul geldi, o anlatırken; ancak yine de kendim de araştırma yapmadan ne evet diyebildim ne de hayır. Bir kaç öğretmen arkadaşa danıştım. Bana pek olumlu şeyler söylemediler.
Sonra internetten biraz araştırayım dedim ne ne değildir derken. Sendikalar memurların haklarını korumak üzere kurulan kuruluşlardır. Ancak zamanla bunlar siyasi kimliklere bürünürek, her sendika kendine özgü bir duruşa sahip olmuştur. Mesela Eğitim-Birsenli isen iktidar partidensin, eğitim-sen isen muhalefet,türk-eğitim-sen milliyetçi partidensin demekmiş.
Bu kadar küçük bir yerde bir grubun içine dahil olmak ne kadar doğruydu. Onu da geçtim, eğitim adına yapılan tek olumlu şey göremediğim bir iktidarın sendikasının üyesi olmak içime sinmiyordu. Pragmatist yaklaşmak gerekirse Müdür Bey'i dinlemeliydim. Ama zaten pragmatist bir halkın yüzünden bu hale gelmedik mi? İşlerim yolunda yürüsün de nolursa olsun diyen bir insan yığınının yüzünden eğitim sistemimiz de kırıklar oluşmamış mıydı? (çatlak değil kırık!)

Neyse, bir önceki yazımdan da anlaşıldığı üzere İstanbul'a gidip bir nefes almam gerekiyor benim. Yazılılarımı bitirip şöyle 1 hafta İstanbul havası çekmek istiyorum ciğerlerime. Düşünmek bile moral olurken, gerçekleştiğinde nasıl olurdu?! Müdür yardımıcımıza danıştım önce, rapor alıp gitmek için nasıl bir yol izlemem gerektiğini sordum. Benim ve müdür beyin imzasına bakar dedi. Müdür Bey ile konuşmamı söyledi.

Bugün müdür beyin yanına gittim. "Hocam size bir şey danışabilir miyim?" dedim. Sendika ile ilgili bir şey söyleyeceğimi düşünerekten hemen "Tabi buyurun, Hoca Hanım!" dedi. Rapor almak istediğimi söyleyince, hayli hayal kırıklığı yaşadığını düşünüyorum. Bana raporları izne kaymakam beyin dönüştürdüğünü, kaymakam beyin de raporları izne çevirmediğini söyledi. Yalan söylüyordu. Çünkü, müdür yardımcımız eskiden kaymakamın izni gerektiğini ama şimdi idare raporu izne çevirdiğini söylemişti. Zaten,şu an okulumuzdaki öğretmenlerden bir tanesi rapor alıp Kayseri'ye gitti. Müdür beye onu söylediğimde o arkadaşın da Doğubeyazıt'ta olduğunu iddia etti. Halbuki daha haftasonu karşılaştım o hoca ile ertesi gün Kayseri'ye gideceğini söylemişti.

Neyse lafın özü, benim şu mülayim sandığım müdür bey bugün bana çok ayıp etti. Kendi desteklediği sendikanın üyesi olmadığımdan beni başından savdı. Sen öyle yaptın ya artık üye olacağım varsa da olmam o sendikaya.

Müdür Bey'in yanından ayrıldıktan 1-2 saat sonra okulumuzun müdür yardımcıları beni çaya çağırdılar. Onlar da beni başka bir sendikaya davet ettiler. Ama tam Birsen-i karalarken, odaya müdür bey tak diye girmesin mi. Bence anladı konuyu. Neyse konu hemen değişti. Müdür Bey, okuldaki diğer müdür yardımcısına ve bir kaç öğretmene sinirlenmiş fena halde. Bugün kutlu doğum haftası nedeniyle okulumuzda yapılan proğramda lokum ikramı yapılmış. Sonra öğretmenler odasında okulun hizmetlilerin "görgüsüz" denmiş. Sebebi de lokumları bitimişler.

Ya hakkaten bazen düşünüyorum da ne okumak ne de büyümek insanı adam yaparmış. Bu harekete sadece bu denir. Hizmetliler de bu lafı duymuşlar. Hemen gidip 1 paket lokum alıp öğretmenler odasına yollamışlar. Müdür bey de tepki gösterdi bu olaya sebep olanlara haklı olarak..

Sonuç olarak edindiğim bilgilere göre rapor alıp ve raporuma başka bir ilde geçirmek benim hakkım. Müdür Bey'e gidip hakkım olan bir şey için danışmak yanlıştı. İnşallah zamanı geldiğinde raporumu alıp kavuşacağım İstanbul'uma...

Hiç yorum yok: