15 Nisan 2012 Pazar

Güneşli bir pazar...

Doğubeyazıt'ta mevsim bahar ve günlerden pazar. Uzun zamandır yazmadığımı farkettim bloğa... Daha doğrusu elim gitmedi yazmaya. İstanbul...Aşktın sen benim için. O yüzden burda geçirdiğim günlerden haber alamayasın diye yazmadım. İstanbul, duymasındı ondan ayrıyken benim ne kadar eksik olduğumu... İnsanoğlu her şeye alışırmış ya. Ben de alıştım şimdi yokluğuna. Kalabalığının tadı, boğazının kokusu zaman zaman aklıma geliyor; nefes almakta zorlanıyorum bir süre ve sonra normale dönüyorum.

Senin yokluğun var burda. Yokluğunda var olanlarla yetiniyorum, hatta mutlu oluyorum arada. Senden uzaktayım şimdi. Öğrencilerim var, hepsinin gözlerinde ayrı bir bakış, hepsinin dilinde ayrı hikayeler ama yürekleri hep aynı. Hepsi muhtaç bir ele, ellerinden tutulmayı bekleyen minik eller. Ve insan anlıyor ne kadar güçlü bilekleri olduğunu,tuttuğunda o minik ellerden.

Uzağım ya trafiğinden,kalabalığından. Şimdi daha çok duyuyorum kendi sesimi. Senin yokluğunda daha çok okuyorum. Okudukça doyduğumu hissediyorum ve tekrar acıkıyorum. İlerde senle buluştuğumda farkedeceksin senin yokluğunun benden bir şey eksiltmediğini.

Şimdi ne güzelsindir sen...
Bugün güneşli bir pazardı. Güne arkadaşlarla birlikte askeriyede branchla başladım... Belki birazdan da sinemaya gideceğim. Birileri davet etti, güzel film varmış. Sen geldin aklıma acaba bugün sende olsaydım ne yapıyor olurdum. Seni çok özlüyorum İstanbul... Çok özlüyorum...

Yine de mutluyum burda olmaktan. Yüzlerce hayata dokunuyorum, bu sana olan özlemimi bastırıyor biraz biraz...

Sen görmeyeli epey de bir hamarat oldum. Kocaman evim var, tek başıma yaşamanın keyfini yaşıyorum ve her işimi kendim yapıyorum. Temizlik yapmak zaman zaman yorsa da zevk alıyorum. Evime bilerek de televizyon almıyorum. Elimde kahvem kitap,dergi ne bulursam okuyorum. Sıkıldıysam dışarı kahve içmeye çıkıyorum. Eve gelip mutfakta zaman geçiriyorum. Hayatımı seviyorum ama seni çok özlüyorum. Maviliğini, gizemini ben seni çok seviyorum İstanbul... Burda sana olan özlemimi ve aşkımı anlayacak kimse yok, kime anlatsam seni pahalılığından ve acımasızlığından bahsediyor. Ben seni her şeyinle seviyordum. Bir gün sana geri temelli döner miyim bilmiyorum ama sen benim hep aşkım olacaksın İstanbul...

Sen bana unutmayı öğrettin İstanbul, tüm olumsuzlukları unutmayı ve her şeyi sevebilmeyi öğrettin. Şimdi hayallerim var sana dair... Uçaktan indiğimi ve yeğenlerimin beni karşılamasıyla başlayan hayallerim.. Ve yeniden Taksim, Kadıköy, Ortaköy, Bebek ve yeniden Moda sahil... Öpüyorum seni İstanbul hasretle öpüyorum ...

Hiç yorum yok: